Altın piyasasında faiz baskısına rağmen dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. ABD’de reel tahvil getirileri uzun yılların en yüksek seviyelerine ulaşırken, yatırımcıların altın destekli fonlara ilgisinin devam etmesi piyasalarda yakından takip ediliyor.
Özellikle küresel altın destekli ETF’lerde görülen para girişleri, yüksek faiz ortamının değerli metal üzerindeki etkisinin önceki dönemlere kıyasla farklılaşabileceğine yönelik değerlendirmeleri gündeme taşıdı.
Reel tahvil getirileri 20 yılı aşkın sürenin zirvesinde
ABD’de 10 yıllık reel tahvil getirisi yüzde 2,63 seviyesine yükselerek 20 yılı aşkın sürenin en yüksek değerine ulaştı. Yıl başından bu yana reel getirilerdeki artış 76 baz puanı buldu.
Normal piyasa koşullarında reel faizlerin yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturabilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor. Ancak son dönemde yatırımcı davranışlarında bu ilişkinin her zaman aynı şekilde çalışmadığı görülüyor.
Altının yatırımcı portföylerindeki konumu yalnızca faiz getirisiyle kıyaslanmıyor. Ekonomik belirsizlikler, devletlerin borçluluk seviyeleri, finansal riskler ve merkez bankalarının altın talebi de değerli metalin fiyatlamasında etkili olan başlıklar arasında yer alıyor.
Altın ETF'lerine 18 milyar dolarlık giriş
Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın destekli ETF'lere ağustos ayında 18 milyar dolar net para girişi gerçekleşti. Bu rakam, aylık bazda şimdiye kadar kaydedilen en yüksek ikinci giriş olarak öne çıktı.
ETF'lerdeki toplam varlıklar da aynı dönemde yüzde 16 yükselerek 615 milyar dolara ulaştı. Fonların elinde bulunan toplam altın miktarı ise 121 ton artarak 4 bin 189 tona çıktı.
Bölgesel dağılımda Kuzey Amerika'daki altın ETF'lerine 7,7 milyar dolar, Avrupa'daki fonlara 7,9 milyar dolar ve Asya'daki ETF'lere yaklaşık 2 milyar dolar giriş gerçekleşti.
Yatırımcıların altın ilgisi eylülde de sürdü
Altın destekli fonlara yönelik hareketlilik ağustos ayıyla sınırlı kalmadı. Eylül ayında açıklanan haftalık veriler de yatırımcıların değerli metale yönelik ilgisinin devam ettiğine işaret etti.
9 Eylül itibarıyla yayımlanan verilerde, yalnızca bir haftalık dönemde altın ETF'lerine yaklaşık 2 milyar dolarlık para girişi gerçekleştiği görüldü.
Bu hareket, ABD’de faizlerin yüksek kalabileceği beklentisine ve tahvil getirilerindeki yükselişe rağmen yatırımcıların altını portföylerinde bulundurmaya devam ettiğini gösteren gelişmelerden biri oldu.
Ons altın 4.300 dolar seviyesinin üzerinde
Küresel piyasalarda ons altın önceki işlem gününü yüzde 0,8 düşüşle 4.343 dolar civarında tamamladı. Yeni işlem gününde ise fiyat 4.340 dolar seviyelerinde yatay bir görünüm sergiledi.
Ons altında 50 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4.300 dolar seviyesi de yatırımcıların takip ettiği teknik bölgeler arasında bulunuyor. Bu seviyenin üzerinde kalıcılığın devam edip etmeyeceği, kısa vadeli piyasa görünümü açısından izlenen göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.
Yüksek faiz neden altını tamamen baskılamıyor?
Altın faiz ödemesi sağlayan bir varlık olmadığı için yükselen reel faizler geleneksel olarak yatırımcıların tahvil ve benzeri faiz getirili ürünlere yönelmesine neden olabilir. Bu nedenle yüksek reel faiz, altın açısından çoğu zaman negatif bir unsur olarak değerlendirilir.
Ancak mevcut piyasa koşullarında yatırımcıların tahvil getirilerini yalnızca alternatif getiri açısından değerlendirmediği görülüyor. Artan borçlanma maliyetleri, kamu maliyesine ilişkin endişeler ve finansal sistemde oluşabilecek riskler de yatırım kararlarında dikkate alınan unsurlar arasında yer alıyor.
Bu nedenle bazı piyasa uzmanları, tahvil getirilerindeki yükselişin altın açısından geçmiş dönemlerde olduğu kadar doğrudan negatif bir sinyal oluşturmadığını belirtiyor.
Merkez bankaları ve ETF yatırımları takip ediliyor
Altının yatırımcı tabanını genişleten unsurlar arasında merkez bankalarının altın alımları, Batı ülkelerindeki ETF talebinin yeniden güçlenmesi ve Asya piyasalarındaki canlı talep gösteriliyor.
Özellikle ETF'lere yönelik para girişlerinin devam etmesi, kurumsal yatırımcıların altına olan ilgisinin korunduğuna işaret ediyor. Bu durum, değerli metalin yalnızca bireysel yatırımcıların tercih ettiği bir varlık olmaktan çıkıp küresel portföy dağılımında daha geniş bir yer edinmesine katkı sağlayabilir.
Altın piyasasında gözler faiz ve Fed mesajlarında
Önümüzdeki dönemde altın fiyatları açısından ABD Merkez Bankası'nın para politikası mesajları önemini koruyacak. Faizlerin ne kadar süre yüksek seviyelerde tutulacağına ilişkin beklentiler, tahvil getirileri ve doların seyri ons altının yönü üzerinde etkili olabilecek temel başlıklar arasında bulunuyor.
Diğer taraftan merkez bankalarının altın talebi ve altın destekli ETF'lere yönelik yatırımcı akışı da piyasanın yakından izleyeceği göstergeler arasında yer alıyor.
Türkiye'de gram altın fiyatı ise ons altının yanı sıra dolar/TL hareketinden de etkileniyor. Bu nedenle yurt içindeki yatırımcıların altın fiyatlarını değerlendirirken hem küresel ons fiyatını hem de döviz piyasasındaki gelişmeleri birlikte takip etmesi gerekiyor.
Ekonomi, altın, döviz ve piyasalardaki güncel gelişmeleri takip etmek için Atış Ajans Blog sayfasındaki finans içeriklerine göz atabilirsiniz.
Yatırımcılar için tablo ne söylüyor?
Son veriler, yüksek reel faizlerin altına yönelik yatırımcı ilgisini tamamen ortadan kaldırmadığını ortaya koyuyor. ETF'lerdeki güçlü para girişleri ve merkez bankalarının devam eden talebi, altının küresel yatırım portföylerindeki önemini koruduğunu gösteren gelişmeler arasında bulunuyor.
Ancak faiz, tahvil getirileri, dolar ve küresel ekonomik görünümdeki değişiklikler altın fiyatlarında dalgalanmalara neden olabilir. Bu nedenle piyasalardaki güncel verilerin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.



