Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan sert hareketlerin arkasında portföy yönetim şirketlerine yönelik başlatılan soruşturma ve sonrasında alınan tasfiye kararları bulunuyor. Çok sayıda fonun faaliyetinin durdurulmasıyla birlikte piyasada satış baskısı artarken, yaklaşık 900 milyar TL büyüklüğündeki varlığın tasfiye sürecine girmesi yatırımcıların gündemine oturdu.

21 Eylül 2026 itibarıyla Borsa İstanbul’da satış baskısı devam ederken, özellikle fon portföylerinde yoğun şekilde bulunan bazı hisselerdeki hareketlilik dikkat çekiyor. Sürecin yalnızca fon yatırımcılarını değil, Borsa İstanbul’daki genel fiyatlamayı da etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Borsadaki fon krizi nasıl başladı?

Yaşanan sürecin temelinde bazı portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen fonların belirli ve görece düşük işlem hacmine sahip hisselerdeki işlemleri bulunuyor. Soruşturma kapsamında bu hisselerde fiyatların yapay biçimde yükseltildiği ve fonların değerlerinin olduğundan yüksek gösterildiği yönündeki iddialar inceleniyor.

Fon yatırımcılarının nakit çıkış taleplerinin karşılanmasında sorun yaşanmasının ardından konu daha geniş bir piyasa krizine dönüştü. Sonrasında Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çeşitli portföy yönetim şirketlerine bağlı fonlar için tasfiye süreci başlatıldı.

Kaç fon tasfiye sürecine girdi?

SPK'nın aldığı karar kapsamında Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy ile bağlantılı toplam 131 fonun faaliyetleri durduruldu ve tasfiye süreci başlatıldı.

Bu fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 826 milyar TL ile 891 milyar TL arasında olduğu bildiriliyor. Rakamın yaklaşık 900 milyar TL seviyesinde ifade edilmesinin nedeni ise farklı hesaplama tarihleri ve döviz kuru üzerinden yapılan hesaplamalar arasındaki değişikliklerden kaynaklanıyor.

Söz konusu fonlarda 500 binden fazla yatırımcının bulunduğu belirtiliyor. Bu nedenle tasfiye süreci yalnızca Borsa İstanbul’daki fiyat hareketleri açısından değil, doğrudan yatırımcıların varlıklarına erişimi bakımından da önem taşıyor.

900 milyar TL'nin tamamı borsadaki hisselerden oluşmuyor

Tasfiye kapsamındaki yaklaşık 900 milyar TL'lik büyüklüğün tamamının hisse senetlerinden oluştuğu düşünülmemeli. Fonların portföylerinde farklı finansal varlıklar bulunabiliyor.

Ancak uzman değerlendirmelerinde bu toplam büyüklüğün yaklaşık 450-500 milyar TL'lik bölümünün hisse senetlerinden oluşabileceği ifade ediliyor. Bu varlıkların nakde çevrilmesi sırasında yapılacak işlemlerin Borsa İstanbul'daki arz-talep dengesini etkileyebilmesi, piyasadaki en önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

BIST 100 neden sert geriledi?

Fon soruşturmasının ardından Borsa İstanbul'da özellikle son haftada satış baskısı belirginleşti. 16 Eylül'de BIST 100 endeksi gün içinde yüzde 6'nın üzerinde gerilerken devre kesiciler devreye girdi. Endeks günü yüzde 5,54 kayıpla tamamladı.

21 Eylül itibarıyla ise BIST 100'deki haftalık kayıp yüzde 11 seviyesine ulaştı. Aynı dönemde holding endeksindeki gerileme yüzde 12'ye, BIST 30 endeksindeki düşüş yüzde 8'e ve bankacılık endeksindeki kayıp yaklaşık yüzde 4'e çıktı.

Fonların yoğun bulunduğu bazı düşük işlem hacimli hisselerdeki kayıpların ise çok daha yüksek seviyelere ulaştığı bildiriliyor.

Tasfiye sürecinin 6 aya çıkarılması ne anlama geliyor?

Tasfiye kapsamındaki varlıkların kısa süre içerisinde toplu şekilde satılması, piyasadaki satış baskısını artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle tasfiye işlemlerinin zamana yayılması önem taşıyor.

Tasfiye süresinin 6 aya çıkarılmasıyla birlikte varlıkların tek seferde ve zorunlu olarak düşük fiyatlardan nakde çevrilmesi riskinin azaltılması hedefleniyor. Böylece portföylerdeki varlıkların piyasa koşullarına göre kademeli şekilde elden çıkarılması mümkün olabilecek.

Ancak bu durum, tasfiye kaynaklı satış baskısının tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Sürecin önümüzdeki aylarda Borsa İstanbul'daki işlem hacmi ve hisse fiyatları üzerinde nasıl bir etki oluşturacağı yakından izlenecek.

Merkez Bankası ve kamu kurumlarından hangi adımlar geldi?

Fon krizinin finansal piyasalar üzerindeki etkisinin büyümesi sonrasında kamu kurumları tarafından çeşitli tedbirler gündeme alındı. TCMB'nin piyasalardaki likidite koşullarını desteklemek amacıyla 300 milyar TL repo sağladığı bildirildi.

Ayrıca bankacıların öncü hesaplamalarına göre, fon kaynaklı yoğun satış baskısının yaşandığı 16 Eylül'deki işlemlerde TCMB'nin yaklaşık 5-5,2 milyar dolar arasında döviz sattığı belirtildi. Bu rakam resmi olarak açıklanmış kesin bir TCMB verisi değil, bankacıların işlem verilerinden yaptığı hesaplamaya dayanıyor.

Yatırımcılar açısından süreç nasıl ilerleyecek?

Tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırımcılar açısından süreç, fonların portföylerindeki varlıkların belirlenmesi ve bunların nakde dönüştürülmesiyle ilerleyecek. Bu nedenle yatırımcıların ne zaman ve ne kadar ödeme alabileceği, her fonun portföy yapısına ve tasfiye işlemlerinin ilerleyişine göre farklılık gösterebilir.

Özellikle yüksek miktarda hisse senedi bulunan fonlarda satışların zamana yayılması, piyasanın tek seferde büyük bir arzla karşılaşmasının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

Borsa için bundan sonra ne olacak?

Önümüzdeki dönemde piyasaların takip edeceği başlıkların başında tasfiye işlemlerinin hangi hızla gerçekleştirileceği, fon portföylerindeki hisselerin nasıl nakde çevrileceği ve yatırımcıların taleplerinin ne ölçüde karşılanacağı geliyor.

Borsa İstanbul'daki fiyatlamalar yalnızca bu soruşturmadan etkilenmiyor. Küresel piyasaların seyri, faiz oranları, döviz kuru, şirket bilançoları ve yatırımcıların risk iştahı da endekslerin yönü üzerinde etkili oluyor.

Dolayısıyla yaklaşık 900 milyar TL büyüklüğündeki tasfiye süreci önemli bir piyasa başlığı olsa da, Borsa İstanbul'un gelecekteki hareketini tek başına belirleyecek bir unsur olarak değerlendirilmemeli.

Sonuç

Borsa İstanbul'da yaşanan fon krizinin mali boyutu yüz milyarlarca liraya ulaşmış durumda. 131 fonun tasfiye sürecine girmesi ve toplam varlık büyüklüğünün yaklaşık 900 milyar TL seviyesinde olması, gelişmenin neden yakından takip edildiğini gösteriyor.

Tasfiye işlemlerinin 6 aya yayılmasıyla birlikte piyasadaki olası satış baskısının zamana dağıtılması amaçlanırken, yatırımcıların gözü hem SPK'nın atacağı yeni adımlarda hem de Borsa İstanbul'daki fiyat hareketlerinde olacak.

Ekonomi, borsa, teknoloji ve gündemdeki diğer gelişmeleri takip etmek için Atış Ajans Blog sayfasını ziyaret edebilirsiniz.